Temlik, hukuki bir terim olarak mülkiyetin devri anlamına gelir ve özellikle alacak hakkının bir bedel karşılığında ya da bedelsiz olarak üçüncü bir kişiye aktarılması sürecini ifade eder.
Bu işlem, menkul veya gayrimenkul malların yanı sıra alacakların da devredilmesine olanak tanır. Temlik, devreden ile devralan arasındaki karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak gerçekleşebileceği gibi, kanun veya mahkeme kararıyla da zorunlu olarak uygulanabilir.
Temlik üç ana şekilde yapılır: iradi temlik, kanuni temlik ve yargısal temlik. En yaygın olanı, tarafların rızasına dayanan iradi temliktir. Bu tür temlikte, alacak hakkı devreden ile devralan arasında akdedilen bir sözleşmeyle devredilir.
Kanuni temlikte ise herhangi bir sözleşme yapılmasına gerek kalmadan, alacağın kanun gereği kendiliğinden üçüncü bir kişiye geçmesi söz konusudur. Yargısal temlikte ise alacağın devri, mahkeme kararıyla gerçekleştirilir.
Alacağın temliki, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun ilgili maddeleriyle düzenlenmiştir. Bu işlemde, alacaklının alacak hakkını üçüncü bir kişiye devretmesiyle birlikte, borçlu tarafında herhangi bir değişiklik olmaz. Alacağın temliki sözleşmesi, yazılı olarak yapılmalı ve belirli şekil şartlarını taşımalıdır.
Temlik işleminin geçerli olabilmesi için, devredenin alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olması gerekir. Aksi takdirde, temlik işlemi hukuki olarak geçersiz sayılır. Ayrıca, alacağın devri yasaklanmışsa veya alacaklının kişiliğiyle çok yakın ilişkiliyse, bu alacaklar devredilemez.
Temlik sadece alacak hakkını değil, aynı zamanda bu haktan doğan teminat hakları ve işlemiş faizleri de kapsar. Bu nedenle, temlik işlemi hem borçlu hem de alacaklı için önemli hukuki sonuçlar doğurur.