Suriye’ye ihracat, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli bir paya sahip olan bir kalemdir. Yılın ilk altı ayında gerçekleşen ihracat artışı, hem miktar hem de değer bazında dikkat çekiyor. Ocak-haziran döneminde Suriye’ye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,4 artarak 1 milyar 284 milyon 328 bin dolara ulaştı. Aynı dönemde gönderilen ürün miktarı da yüzde 36,6 oranında artarak 3 milyon 182 bin tona yükseldi.
Bu artışın arkasındaki temel faktörlerden biri, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin karşılıklı adımlarla güçlendirilmesidir. TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu, üst düzey yönetimlerin attığı olumlu adımların ve ortak gelecek hedeflerinin ticareti desteklediğini belirtti. Ayrıca, bankacılık sisteminin uluslararası finansal sisteme entegrasyonu ve güvenlik koşullarındaki iyileşmeler de ticaretin önünü açan unsurlar arasında yer alıyor.
Sektörel dağılımda öne çıkan ürün grupları ise değirmencilik, çimento ve elektrik-enerji ürünleri oldu. Değirmencilik ürünlerinde 103 milyon 879 bin dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, çimento ihracatı 102 milyon 256 bin dolara ulaştı. Elektrik ve enerji ürünleri de 80 milyon 107 bin dolarlık bir hacme sahip oldu. Çimento ihracatındaki yüzde 116,8’lik artış, bu sektörün ne kadar dinamik olduğunu gösteriyor.
Güney Doğu Anadolu Bölgesi, Suriye’ye yapılan ihracatta en büyük paya sahip bölge konumunda. Bu bölgenin ihracatı, miktar bazında yüzde 34,6, değer bazında ise yüzde 11,4 oranında arttı. Toplamda 461 milyon 823 bin dolarlık ihracat gerçekleştiren bölge, ticaretin lokomotifi olarak öne çıkıyor.
Ticaretteki bu artışın önündeki engellerden biri de gümrük vergileri. Haziran ayında Suriye’de yürürlüğe giren yeni kararnameyle binden fazla üründe gümrük vergileri güncellendi. Bazı ürün gruplarında uygulanan yüksek tarifeler, ihracat maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor. Örneğin, ton başına 1000 dolara ulaşan gümrük tarifeleri, 20 tonluk bir TIR için ek masraflarla birlikte yaklaşık 25 bin dolarlık bir maliyet oluşturuyor. Bu durum, ihracatçılar için ciddi bir yük anlamına geliyor.
Suriye pazarındaki bu gelişmeler, Türkiye’nin dış ticaret stratejilerinde önemli bir yer tutuyor. İhracat artışının sürdürülebilir olması için karşılıklı ticari anlaşmaların ve lojistik altyapının güçlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca, gümrük vergilerindeki düzenlemelerin ihracatçılar lehine esnetilmesi, ticaretin daha da canlanmasını sağlayabilir.
Bu artışın Türkiye ekonomisine doğrudan katkısı bulunuyor. Dış ticaret hacminin genişlemesi, yerli üreticilerin yeni pazarlar bulmasına ve istihdamın desteklenmesine olanak tanıyor. Aynı zamanda, Suriye’ye yapılan ihracatın artması, bölgesel ticaretin canlanmasına da katkı sağlıyor.