Suriye’ye ihracat, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli bir paya sahip olan ve son dönemde belirgin bir artış gösteren bir kalemdir.
Bu artışın temelinde, iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin iyileşmesi yer almaktadır. Yürürlükteki gümrük vergilerindeki güncellemeler ve sınır geçişlerinin kolaylaştırılması, ticaret hacmini doğrudan etkileyen faktörler arasında öne çıkmaktadır.
Sektörel dağılım incelendiğinde, değirmencilik ürünleri, çimento ve elektrik/enerji ürünleri öne çıkan kalemlerdir. Özellikle çimento ihracatındaki yüzde 116,8’lik artış, inşaat sektöründeki talebin canlılığını göstermektedir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Suriye’ye yapılan ihracatta en büyük paya sahiptir. Bölgenin ihracat değeri 461 milyon doları aşarken, miktar bazında da yüzde 34,6 oranında bir artış kaydedilmiştir.
Gümrük tarifeleri, ihracat maliyetlerini doğrudan etkileyen bir diğer unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı ürün gruplarında uygulanan yüksek tarifeler, ton başına bin dolara kadar ulaşabilmekte ve bu da lojistik maliyetlerini önemli ölçüde artırmaktadır.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, 2026’nın ilk yarısında Suriye’ye yapılan ihracat miktarı 3 milyon 182 bin tona ulaşmıştır. Bu artış, hem ticaret hacminin genişlediğini hem de lojistik altyapının güçlendiğini ortaya koymaktadır.
İki ülke arasındaki karşılıklı adımlar ve ortak ticaret vizyonu, gelecekteki ihracat artışının da temelini oluşturacaktır. Bankacılık sisteminin uluslararası sisteme entegrasyonu ve sınır kapılarının tam kapasiteyle hizmet vermesi, ticaretin daha da gelişmesine katkı sağlayacaktır.
Bu gelişmeler, özellikle Güneydoğu Anadolu’daki işletmeler ve ihracatçılar için yeni fırsatlar yaratmaktadır. Sektörel çeşitlilik ve bölgesel avantajlar, Suriye pazarındaki rekabet gücünü artırmaktadır.