Karbon piyasasına pilot hazırlık, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) uyum sağlamak amacıyla hayata geçirdiği kontrollü bir geçiş sürecidir. Bu sistem, özellikle Avrupa Birliği’ne ihracat yapan karbon yoğun sektörleri doğrudan etkileyecek ve emisyon ticaretine dayalı bir fiyatlandırma mekanizmasıyla çalışacak.
Pilot uygulama, gönüllülük esasına dayalı tamamlayıcı fiyat sistemiyle 2026 yılında başlatıldı ve iki yıl boyunca devam edecek. Bu süreçte, sanayi kuruluşları karbon maliyetlerini yurt içinde yönetme fırsatı bulurken, yeni sisteme kontrollü bir şekilde uyum sağlayabilecek. Amaç, AB’ye yapılacak ihracatta karşılaşılabilecek karbon maliyetlerinin mümkün olduğunca Türkiye’de kalmasını ve yerli sanayinin rekabet gücünün korunmasını sağlamak.
Pilot dönemde, emisyon ticaret sisteminin sanayi üretimi, ihracat ve maliyet yapısı üzerindeki etkileri yakından izlenecek. Bu veriler ışığında, sistemin kapsamı, yükümlülükleri ve uygulama detayları yeniden değerlendirilecek. Böylece, zorunlu sisteme geçiş öncesinde hem firmalar hem de politika yapıcılar gerekli hazırlıkları tamamlayabilecek.
2027 yılında ise belirlenen sektörlerde karbon borsasının aşamalı olarak devreye alınması ve ulusal karbon piyasasının işletilmeye başlanması hedefleniyor. Bu adım, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yeşil dönüşümü hızlandıracak temel politika araçlarından biri olacak.
SKDM’nin getireceği karbon maliyetleri, demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen gibi karbon yoğun sektörleri doğrudan etkileyecek. Bu mekanizma kapsamında, üretim sırasında ortaya çıkan karbon emisyonu belirli seviyelerin üzerinde olan ürünler için AB sınırında karbon maliyeti uygulanacak. Türkiye’nin oluşturmayı planladığı emisyon ticaret sistemi ise bu maliyetin yurt içinde yönetilmesini ve sanayinin karbon fiyatlamasına önceden uyum sağlamasını amaçlıyor.
Sanayi kuruluşları için bu geçiş süreci, hem yeni kuralları deneyimleme hem de karbon maliyetlerini yönetme konusunda önemli bir fırsat sunuyor. Pilot uygulama sayesinde, firmalar AB’nin getireceği yükümlülüklere karşı daha hazırlıklı olacak ve rekabet güçlerini koruma şansını yakalayacak.