ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısında küresel savunma devlerini borsa performansıyla geride bırakarak dikkatleri üzerine çekti. Şirket, 1 trilyon 630,2 milyar TL piyasa değeriyle BIST 100’ün en yüksek piyasa değerine sahip şirketi konumunu korurken, aynı dönemde birçok küresel rakibinin performansını da aşmayı başardı.
Savunma ve havacılık sektöründe faaliyet gösteren küresel devlerin hisseleri yılın ilk yarısında farklı yönlerde hareket etti. İngiltere merkezli Rolls-Royce yüzde 25,6, Almanya merkezli Lufthansa yüzde 19 ve Fransa merkezli Safran yüzde 16 gibi bazı şirketler önemli kazançlar elde ederken, diğerleri ciddi kayıplarla karşılaştı. Rheinmetall yüzde 36,5, Northrop Grumman yüzde 13 ve Saab yüzde 6,5 gibi değer kayıpları yaşayan şirketler de oldu. Bu dalgalanmaların temelinde jeopolitik gelişmeler ve bölgesel güvenlik riskleri yer aldı.
Jeopolitik gerilimler savunma harcamalarını artırırken, sektör hisselerinin performansında belirleyici rol oynadı. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devam etmesi, İsrail-İran gerilimi ve Asya-Pasifik’teki güvenlik riskleri, ülkelerin savunma bütçelerini yükseltmesine neden oldu. Ancak bu durum her şirketi olumlu etkilemedi; örneğin Çin’in ABD savunma şirketlerini kamu ihalelerinden men etmesi, bazı ABD firmalarının hisselerinde baskı oluşturdu.
ASELSAN’ın küresel rakiplerini geride bırakmasının ardında yerli savunma sanayinin güçlenmesi ve uluslararası projelerdeki başarısı yatıyor. Şirket, Türkiye’nin ilk Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni alarak sadece finansal performansıyla değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik alanındaki adımlarıyla da öne çıktı. ASELSAN Genel Müdürü Akyol’un ifadesiyle, şirket Avrupa’nın en hızlı savunma sanayisi şirketlerinden biri olarak konumunu pekiştiriyor.
Yatırımcılar için ASELSAN’ın performansı, yerli savunma sanayisinin küresel arenada rekabet edebilirliğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Şirketin büyüme stratejileri ve uluslararası projeleri, hem yerel hem de yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Bu durum, savunma sanayiine olan güvenin artmasına ve sektördeki yatırımların hızlanmasına katkı sağlıyor.
Savunma sanayiindeki gelişmeler sadece hisse performansını değil, aynı zamanda ülke ekonomisine de doğrudan katkıda bulunuyor. ASELSAN’ın başarısı, yerli üretimin ve teknolojik bağımsızlığın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Bu bağlamda, şirketin gelecekteki projeleri ve finansal sonuçları yakından takip edilecek konular arasında yer alıyor.