Altın ithalat kotası nedir ve mücevher sektörüne etkileri neler?

Altın ithalat kotası, mücevher ihracatında sert düşüşlere yol açarken, sektörün rekabet gücünü kaybetmesine ve Türkiye’nin net ithalatçı konumuna gerilemesine neden oldu.

Altın ithalat kotası, devlet tarafından belirlenen ve belirli bir dönemde ithal edilebilecek altın miktarını sınırlayan bir uygulamadır. Bu sistem, cari açığı azaltma amacıyla devreye alınmış olsa da mücevher sektöründe ciddi sorunlara yol açtı. Mücevher İhracatçıları Birliği verilerine göre, 2026’nın ilk altı ayında sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 geriledi. İşlenmiş altın mücevher ihracatındaki düşüş ise yüzde 62’ye ulaştı. Bu durum, Türkiye’nin net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna gerilemesine neden oldu.

Kota nedeniyle uluslararası piyasa ile Türkiye’deki altın fiyatı arasında dönem dönem kilogram başına 15 bin dolara varan fark oluştu. Mücevher sektörü kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik katma değeri üretmesine rağmen, bu fiyat farkı üreticinin rekabet gücünü ortadan kaldırdı. Uluslararası müşteriler, aynı ürünü daha düşük maliyetle bulabildikleri ülkelerden sipariş vermeyi tercih etti. Bu durum, yıllarca oluşturulan müşteri portföylerinin Çin, İtalya ve Endonezya gibi rakip ülkelere kaymasına yol açtı.

Belirsizlik de ihracatın toparlanmamasının önemli bir nedeni oldu. Uluslararası müşteriler, sipariş verdikleri tarihle teslim tarihi arasında oluşabilecek maliyet farkını öngöremedikleri için sipariş verme konusunda tereddüt yaşadı. Güven ve sürekliliğin uluslararası ticaretteki önemine dikkat çeken sektör temsilcileri, kaybedilen müşterilerin yeniden kazanılmasının uzun yıllar alabileceğini belirtiyor.

Bürokratik süreçler de üretim ve ihracatı yavaşlatan unsurlar arasında yer aldı. Dahilde İşleme Rejimi’ndeki kapasite kısıtlamaları, ithalat izin süreçleri, Darphane’deki ayar raporu zorunluluğu ve ATA Karnesi ile geçici çıkarılan ürünlerden dahi yeniden rapor istenmesi gibi uygulamalar, sektörün verimliliğini olumsuz etkiledi. Bu süreçler, hem maliyetleri artırdı hem de üretim süreçlerini uzattı.

Altın ithalat kotası yalnızca ihracatı değil, kayıt dışılığı da besledi. Kota nedeniyle iç piyasada oluşan fiyat farkı, milyarlarca dolarlık bir ekonomik rant yarattı. Bu fark, kaçak altın ithalatını da teşvik etti. Boyutunu tam olarak tahmin edilemeyen bu rant, hem devlet hem de yasal üreticiler için ciddi kayıplara yol açtı. Sektör temsilcileri, kota sisteminin beklenen sonucu vermediğini ve rekabet gücünün kaybedildiğini vurguluyor.

Mücevher sektörü, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip. Ancak altın ithalat kotası ve bürokratik engeller, sektörün potansiyelini tam olarak kullanmasını engelledi. Uzmanlar, kota sisteminin yeniden gözden geçirilmesi ve bürokratik süreçlerin basitleştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, sektörün daha da zayıflaması ve istihdam kaybının devam etmesi kaçınılmaz olabilir.

Güncel gram altın fiyatlarını takip etmek ve yatırım kararlarınızı buna göre şekillendirmek için dönüştürücü aracımızı kullanabilirsiniz.

Bu makale, editoryal inceleme sonrası yayınlanmış yapay zeka destekli bir içeriktir. Yatırım veya hukuki tavsiye değildir; güncel mevzuat için resmi kaynaklara başvurunuz.

Diğer Haberler